İletişim ve Din Dili

Din ve Hayat Dergisi, 22. sayısında “İletişim ve Din Dili” dosyasıyla okur karşısına çıktı.

İletişim ve Din Dili

Din ve Hayat Dergisi, 22. sayısında “İletişim ve Din Dili” dosyasıyla okur karşısına çıktı.

İletişim ve Din Dili
27 Ağustos 2014 - 07:48

Din ve iletişim bağlamında kaleme alınan önemli makalelerin bulunduğu sayıda ayrıca Yusuf Kaplan, Yüksel Salman, Turan Koç, Yavuz Selim Kurt ile yapılan röportajlara yer verildi.

Salman: “Diyanet TV’nin amacı toplumu din konusunda aydınlatmaktır”  

Dergiye yaptığı açıklamada Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü Dr. Yüksel Salman, Diyanet’in yayın faaliyetlerinden söz ederek,  Diyanet TV’nin dinin sahih bilgisini, İslam’ın temel kaynaklarına uygunluğu ve tarihi tecrübeyi dikkate alarak yayınlar yaptığını söyledi.   

Mezhep,  meşrep, siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak yayın yaptıklarını bildiren Salman, şunları ifade etti:  

“Kitle iletişim araçlarının geliştiği ve çeşitlendiği günümüzde bir bilgi kirliliği yaşandığı hepimizin malumu. Hakikatten uzaklaşan, dini bir dayanaktan yoksun, kendi mezhebini, kendi meşrebini yegane doğru ve kendi görüşlerini din diye anlatan kişilere karşı bir yaptırım uygulamanız mümkün değil. Burada yapılması gereken, yetkin kişilerce ve etkili programlarla gerçekleri yerinde ve zamanında dile getirmektir. Nitelikli alternatif programlarla yanlışlara işaret etmektir, en azından sessiz kalmamaktır”  

Yusuf Kaplan: “Medyayı İslamileştiremeyiz!”  

Dergiye konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, “Kitle iletişim araçlarından istifade ederek İslam’ı anlatmak mümkün mü? Medyayı İslamileştirebilir miyiz?” sorusuna “Bilgiyi İslamileştiremeyeceğimiz gibi medyayı da İslamileştiremeyiz.” şeklinde yanıt verdi.   

Kaplan her medeniyetin başka medeniyetlerden formları ödünç alarak kendine mal ettiğini belirterek, “Normlarınız güçlüyse, başka medeniyetlerden aldığınızı re-forme edebilmeniz, dönüştürebilmeniz ve kendinize mal edebilmeniz de kolaylaşır. Eğer normlarınız güçlü değilse, aşınmışsa işte felaket ondan sonra başlar. Hem başkalarından aldığınız formları deforme edersiniz hem de sizin normlarınızı yerle bir etmiş olursunuz” dedi. Kaplan konu hakkında şunları ekledi:   “Medyanın dili, doğası üzerine kafa yoramadığımız sürece bir yere gidemeyiz. Çünkü Batı düşüncesinin, Batı uygarlığının eşyaya, Tanrı’ya, hayata dair geliştirdiği dünya-hayat tasavvurunun eseridir. Mesela iyi bir haber, “iyi” bir haber değildir. Kötü bir haber, “iyi” bir haberdir.”  

Salamworld Türkiye Koordinatörü Kurt: “Ümmeti sanal dünyada birleştirmek istiyoruz”  

Salamword Türkiye Koordinatörü Yavuz Selim Kurt da 1.7 milyar nüfusa sahip olan İslam aleminin  bilgi teknolojileri ve bilişim analında çok geri kaldığını belirtti.  % 25’inin Müslüman kullanıcılardan oluşmasına rağmen Facebook'un Müslümanların hassasiyetlerine saygı duymadıklarını kaydeden Kurt, salamworld’ün amacını ise şu şekilde açıkladı:   “Bizim asıl amacımız, Müslümanlar için cazip ve yararlı bir iletişim platformu geliştirmek. Bununla birlikte Hak ölçüleri güçlendirmek, helal olanı paylaşmak ve ümmeti sanal dünyada birleştirmek istiyoruz. Diğer hedeflerimiz de; Müslümanlar arasında dilsel, coğrafi, ideolojik sınırların üstesinden gelmek, Müslüman gençliğin kendi kimliğini oluşturmasına ve kendini gerçekleştirmesine fırsat vermek, dünya kültürünü, İslam medeniyetinin mirası ve başarılarıyla zenginleştirmek, İslam dünyasına ileri IT-Bilgi Teknolojileri Desteği vermek istiyoruz. Sayısal hedefimiz ise 400 milyon internet kullanıcısı bulunan İslam dünyasında 3 yıl içinde 150 milyon kullanıcıya ulaşarak büyük bir boşluğu doldurmak”