Medya Okumaları (6): Sanal Din

Türkiye'de internet ve din ilişkisini kuramsal ve tarihsel yönleriyle ele alan ilk kitap

Medya Okumaları (6): Sanal Din

Türkiye'de internet ve din ilişkisini kuramsal ve tarihsel yönleriyle ele alan ilk kitap

Medya Okumaları (6): Sanal Din
19 Şubat 2015 - 19:04

İnternetin toplumsal hayatın merkezi bir konumuna yerleşmesi, 1980'lerden bu yana dini konuların da internette yer almasını beraberinde getirdi. İnternet, dini bilgiye ulaşmak başta olmak üzere çeşitli dinsel amaçlar için kullanılıyor.

Amerika’da PEW Research’ün, Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve üniversitelerde akademisyenlerin yaptıkları araştırmalar kullanım sıklığı farklı da olsa, internetin dini bilgilere ulaşmak ve bu tür bilgiyi geliştirmek için kullanıldığını teyit ediyor. İnternetin sanal, dijital bir mecra olduğu dikkate alındığında internet ve din arasındaki etkileşim “sanal ibadet”, “sanal hac”, “dijital din”, “e-ümmet” gibi  kavramların doğmasına, literatürde yer bulmasına neden oldu ve “sanal din” nosyonu bir araştırma alanına dönüştü. 

Akademik dergilerde, muhtelif yüksek lisans ve doktora tezlerinde internetin toplumsal hayata, ahlaka, kültüre, dini hayata vdiğ. etkilerine yönelik bulgular bulunuyor. Bununla birlikte din ve internet etkileşiminin tarihi, kuramsal ve pratik yönlerini bir bütün olarak ele alan araştırmalar, sayısal olarak oldukça yetersiz durumda.

Bu bağlamda  Dr. Mehmet Haberli tarafından kaleme alınan “Sanal Din: Tarihi, Kuramsal ve Pratik Yönleriyle İnternet ve Din” başlığı taşıyan eser, böylesi bir boşluğu doldurmak için kapsamlı çalışma..


 “Sanal Din” kitabının amacı  

Dr. Mehmet Haberli kitabın amacını şöyle açıklıyor: “Son yıllarda internetin toplumsal hayatın bir nesnesi haline gelmesi, birçok sosyal bilimci akademisyeni, bu yeni iletişim teknolojisinin günümüz postmodern toplumu üzerindeki etkilerini ortaya koymaya yönelik çalışmalar yapmaya sevk etmiştir. Buna bağlı olarak, toplumsal hayatın önemli bir parçası olan din olgusunun internetle nasıl bir etkileşim içerisine girdiği ve bu yeni iletişim ortamında nasıl bir görünüm kazandığı; sosyologlar, iletişim bilimciler ve din bilimciler tarafından araştırılması gereken bir konu haline gelmiştir. Bu sebeple araştırmamız, internet-din etkileşimini bütün boyutlarıyla ele almayı, sanal ortamdaki din olgusunun (sanal din) genel bir çerçevesini çizmeyi ve bütüncül bir görünüm elde etmeyi amaçlamaktadır.”  

Sanal din ne demek?  

Yazar bu amaca binaen, konu hakkındaki temel kavramlar olan internet, sanal ortam/âlem, online, din, sanal din, religion online ve online religion, sanal cemaatler, sanal dini cemaatler, sanal ritüeller kavramlarını açıklıyor.  Buna göre sanal dini yazar şöyle tanımlıyor:Sanal din, birey ve toplum hayatının önemli bir parçası olan dinin internet ortamında kendini göstermesidir. Dolayısıyla sanal ortamda herhangi bir şekilde ortaya çıkan dini grup ve organizasyonlar (sanal dini cemaatler), dini aktiviteler (sanal ritüeller) gibi din olgusunun farklı boyutları sanal din kapsamına giriyor.   Yazar eserle, internetin günümüz toplumundaki etkilerinin neler olduğu; dinin internet ortamına taşınma sürecinin nasıl gerçekleştiği; dinlerin internet ortamındaki temsil oranları; dinlerin internet ortamında hangi şekillerde varlık gösterdikleri; dini grup ve organizasyonların internet ortamını hangi amaçlarla ve yöntemlerle kullandıkları; sanal ortamın geleneksel cemaatlere katkıları; dinin internetle nasıl bir etkileşime girdiğini tespit etmeye çalışmıştır.

Dinlerin sanal ortama aktarılma süreci…  

Yazar kitabın birinci bölümünde internetin genel olarak tarihçesini ve toplumsal yaşamdaki etkisine yer vererek, bu gelişime paralel olarak 70’li yıllardan itibaren dinlerin internet ortamına taşınması sürecini aktarmıştır. Bu kapsamda yazar, henüz dini kurum ve organizasyonlar tarafından kullanılmaya başlamadan önce BBS ve USENET gibi ilk bilgisayar ağlarının, bilgisayar uzmanları ve amatör bilgisayar kullanıcılarına dini düşünce ve inançlarını paylaşmaları noktasında ev sahipliği yaptığınıbelirtmiştir. Bu sürecin devamında yazar, 80’li yıllardan itibaren çeşitli dini konular etrafından haber gruplarının oluştuğunu ifade ediyor, 1986 yılında Challenger Uzay Mekiği’nin patlamasının ardından internet ve din etkileşiminin daha farklı bir seviyeye geldiğini; yaşanan bu olay sonunda internetin “sanal bir ritüele” ev sahipliği yaptığını belirtiyor. 90’lı yıllarda ilk web sitelerinin ortaya çıkmasıyla birlikte dinin internet ortamına aktarım sürecinin hızlandığını, dini akımların, özellikle de Hıristiyan grupların akınına uğradığını, bunun neticesinde de çok sayıda dini içerikli web sitesi ortaya çıktığını anlatıyor.  

Dinlerin sanal ortamda temsili…  

Yazarın bu bölümde aktardığı önemli bir veri de dinlerin internet ortamında temsili.  Günümüzde büyük küçük neredeyse bütün inanç sistemlerinin internet üzerinde temsil edildiğini kaydeden yazar, sanal ortamdaki ilk Hıristiyan cemaat, sanal ortamdaki ilk kilise; ilk İslamî sanal süreli yayın hakkında detaylı bilgilereyer veriyor. Burada yazar, internet dizinlerinde hangi dinlerin hangi oranda temsil edildiğini; İslamiyet’inse nüfus oranına göre internette yeterince temsil edilmediğini rakamlarla ortaya koyuyor.  

Sanal dini cemaatler  

Yazar ikinci bölümde teknolojik gelişmelerle birlikte cemaat ve cemiyet anlayışlarının da değişmeye başladığından söz ederek sanal dini cemaatleri ele alıyor. Ferdinand Tönnies’in sosyolojik geleneksel cemaat ve cemiyet ayrımının yerini sosyal ağlara bıraktığını ve bu anlamda cemaatin ortak mekanı paylaşan bireyler topluluğu anlamından soyutlanarak; ortak değer ve ilgi alanı etrafında sanal ortamda bir araya gelen insan topluluklarını ifade etmeye başladığını, sanal cemaatlerin, sosyal hayat ile yeni iletişim teknolojilerinin buluşmasının doğan bir sonucu olarak bilgisayar ağları üzerinde ortaya çıktığını, daha önce farklı bilgisayarları bağlayan ağların böylece aynı inanca sahip insanları bu sanal alanlarda bir araya getirdiğini ifade etmiştir.   

Yazar, sanal cemaatleri de internet-din etkileşimdeki kuramsal kavramlaştırmaya benzer biçimde iki farklı şekilde anlatmıştır. Cemaat online, geleneksel cemaatlerin internet ortamındaki uzantısı veya temsilcisi olan kullanıcı topluluklar “dolaylı sanal cemaat” şeklinde tanımlanmıştır. İkinci olarak da fiziksel ortamda bir karşılığı bulunmayan ve sadece internet ortamındaki kullanıcıların bir araya gelmesiyle ortaya çıktığı topluluklar online cemaat  olarak ifade edilmiştir.  

Sanal ritüeller  

Medya ve dinilişkisinin, internetsayesinde farklı bir boyut kazandığını ifade eden yazar, üçüncü bölümde ise “sanal ritüeller” konusunu işlemiştir. Öncelikle ritüel kavramının farklı dinler, mezhepler ve inanışlar açısından farklılık arz ettiğini anlatmış ve özet olarak ritüeli “sembolik anlamlı, belirli bir zaman ve mekan içerisinde yerine getirilen dini içerikli davranışlar bütünü” olarak tanımlamıştır. Bu tanımdan hareketle sanal ritüeli ise fiziki alemdeki ritüellerin sanal aleme transferi sonucu şekil değiştirerek oluşmuş yeni form olduğu yani teknoloji tabanlı bir dindarlık ve tinselliği sembolize ettiğini ifade etmiştir. Örnek olarak da sanal hac,internet dua halkaları gibi uygulamaları göstermiştir. Yazar, sanal dindeki tipolojide kullandığı kavramsallaştırmayı sanal ritüellerde de kullanmıştır. Muhataba direkt olarak sunulan ritüelleri ritüel online tipolojisi içinde ifade etmiş ve örnek olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın web sitesi üzerinden Kur’an okumak, herhangi bir form üzerinde dua etmek/istemeyi örnek olarak vermiştir. İnteraktif olarak katılım sağlananve tamamen sanal ortamda icra edilen ritüellere de online ritüel ismini vermiştir. Buna örnek olarak Hinduizm'deki Puja’yıgöstermiştir.  

Dini web siteleri üzerine içerik analizi  

Yazar dördüncü ve son bölümde çalışmanın kavramsal ve kuramsal yapısına uygun olarak sanal dini yapıları, üç farklı dinin web siteleri üzerinde içerik analizi yaparak incelemiştir. Yukarıda kısaca belirtildiği gibi, analiz Christopher Helland’ın “online religion”, “religion online” ayrımı çerçevesinde yazar tarafından hazırlanan kodlama cetveliyle yapılmıştır. Bu bağlamda kitabın Türkiye’de internet ve din etkileşimini kuramsal boyutlarıyla ele alan ilk kitap olduğu söylenebilir.    Milyonlarca web sitesi ve sanal içeriği değerlendirmenin zorluğundan dolayı yazar örneklemlerini Alexa üzerindeki sıralamada ilk elli bine giren dini web sitelerinden Katolikliği temsilen Vatican.com, Yahudilik bünyesinde ortaya çıkan yeni dini gruplardan HabadLubaviç'e ait  Chabad.org  ve İslam’ın sünni çizgisindeki Islamicity.com olarak belirlemiştir. Bu siteler dört ayrı kategori (kurumsal sunum, dini bilgi ve eğitim, propaganda, interaktivite) içerisindeki 38 kriter etrafında ele alınmıştır.   

Özetle değerlendirilecek olursa, Türkiye’de tarihsel, kuramsal ve pratik boyutlarıyla internet ve din üzerine kapsamlı bir içeriği bulunan “Sanal Din” gerek medya ve din konusunda çalışmalar yapan akademisyenler, gerekse internet ile din etkileşimi arasındaki ilişkiyi incelemek isteyen kitap okurları için detaylı veriler sunuyor.   

Kitabın künyesi  
Adı :Sanal Din Tarihsel, Kuramsal ve Pratik Boyutlarıyla İnternet ve Din  
Yazar : Mehmet Haberli  
Yayınevi : Açılım Kitap  
Sayfa Sayısı : 190