Medya Okumaları (5): Sosyal Medya İlmihali

Sosyal Medyayı, ilmihal yönüyle ele elan Türkiye'deki ilk eser

Medya Okumaları (5): Sosyal Medya İlmihali

Sosyal Medyayı, ilmihal yönüyle ele elan Türkiye'deki ilk eser

Medya Okumaları (5): Sosyal Medya İlmihali
22 Mart 2015 - 18:18

Sosyal ağların yoğun olarak kullanımı, dini değerler açısından değerlendirilmesini doğal ve hatta gerekli kılmaktadır. Çünkü kullanıma göre mahremiyet algısını dönüştürme, Müslüman kimliğinde kriz oluşturma, haram ve helal duyarlılığını yıpratma, sahte hesaplar yoluyla insanlara iftira atma gibi iman edenler açısından tehlikeler barındıran yapısıyla sosyal ağlar bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Hâl böyleyken, bizatihi internet ve sosyal ağlardaki sorunlarla ilgili fıkıh eserlerinin bulunmaması, bir eksiklik olarak görülmektedir. Bu eksiklikte gerçek hayat ile sanal hayat arasında hüküm bakımından bir farklılık olmayacağı ilkesi ışığında, sanal hayata ilişkin yeni bir çalışmanın gerekli görülmemesi yatabilir. Diğer yandan bazı kitaplarda internet ve sosyal medya kullanımı konusunda bölümler bulunmaktadır. Ancak, sadece medyaya, internet ve sosyal ağlara odaklanarak, bu araçların dinin ilkelerinden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan eserler, önemli ve elzemdir.  Çünkü birçok insan, bilinçli veya bilinçsiz olarak kullandığı aygıtlarla şekillendirdiği sanal dünyasının farkına varamamaktadır.  Sosyal ağların daha çok gençler tarafından kullanılmasıysa, konunun önemini artırmaktadır.
    
Abdülaziz Kıranşal tarafından kaleme alınan “Sosyal Medya İlmihali” adlı eser, bu bağlamlarda bir ilk olarak görülüyor.


Yazar, kitabının derinlemesine bir fıkıh çalışması olmaktan ziyade genç kitlelere yönelik ahlak ve kültür erozyonuna karşı bir şuur kazandırma çalışması olduğunu dile getiriyor. Kitabını genel olarak eleştirel bir bakış üzerine inşa eden yazar bununla birlikte sosyal ağların “tebliğ” ve “davet” için önemli iletişim araçları olduğunu da vurguluyor.   Yazar kitabını 15-30 yaş arası sosyal medya kullanıcısı gençler arasında yapılan bir araştırmaya göre temellendirdiğini belirtiyor. Buna göre gençlerin internet ve sosyal medya ile ilgili genel eğilimleri, soruları ve sorunları göz önüne alınarak kitabın hazırlandığını kaydediyor.     Kitap 8 bölümden oluşuyor. İlk iki bölümde yazar internet ve sosyal ağların tarihçesi ve kullanım yaygınlığına ilişkin bilgiler veriyor. 3. bölümden itibaren kitabın sonuna kadar sosyal ağlarla ilgili bilinmesi, hatırlanması, unutulmaması gereken dini hükümleri anlatıyor.  Sosyal medyada mizah ve şakada prensiplerin ne olduğu, sosyal medyada fotoğrafların paylaşımında hangi hükümlerin göz ardı edilmemesi gerektiği, niyetin sanal alemdeki önemi, sosyal medya ahlakının nasıl inşa edilmesi gerektiği ve pek çok konuda bilgiler yer alıyor.   Başkasının internet bağlantısından wireless aracılığı ile izinsiz olarak internete bağlanmak;  komşu evlerin veya ticarethanelerin wireless bağlantısının şifresini kırmak ve kullanmak; devlet veya özel sektör kurumlarında çalışanların interneti şahsi işlerde kullanması; internet üzerinden tavla ve okey oynamak; cuma vaktinde internetten alışveriş; facebook ve twitter’da sahte hesap açmak; tweet çalmak;  sosyal medyada karşı cinsi arkadaş olarak eklemek; İslamî evlilik siteleri ve diğer pek çok konu da kitabın dikkat çeken yönleri arasında.  Onlardan bazıları şöyle:  

“Sosyal medya ile insan kendi amel defterinin küçük bir kopyasını tutmaktadır.”  

Aslında insan, sosyal medyayla kendi amel defterinin küçük bir kopyasını da tutmaktadır, diyebiliriz. Ne yedik, neredeyiz, kiminleyiz, hangi saat ne yaptık, instagram ve facebook paylaşımlarımız bunun en güzel örneğidir. Bir yıllık instagram ve facebook paylaşımları hayatımız ve gittiğimiz yön hakkında küçük de olsa ip uçları verecektir. Unutmayalım, kıyamet günü belki gerçek âlemde yapıp ettiklerimizden daha fazla sanal âlemdeki hayatımız başımıza bela olabilir. Çünkü gerçek hayatta ömrümüz boyunca tanıştığımız ve bir şekilde ilişki kurduğumuz insanlarla olan hesabımızın dışında sanal alemde, sosyal medyada ilişki kurduğumuz binlerce insanla olan hesabımız da kıyamet gününde karşımıza çıkacaktır (34).  

Sahte profil ve modern münafıklık  

Kadın olduğu halde erkek ismi ve resmi kullanarak, erkek olduğu halde kadın ismi ve resmi kullanarak, gerçek kimliğini gizleyerek, türlü aldatmalara ve yalanlara başvurarak insanları kandırmak bir münafıklık özelliğidir. Yalanın, sahtekarlığın, aldatmanın sosyal medya üzerinden olması bu durumu asla değiştirmez. Elbette ki bu yollara başvuranları toptan münafık ilan edemeyiz. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, böyle yapmayı alışkanlık haline getirenler bir parça da olsa münafıklık karakterinden bir özelliği üzerlerinde taşımaktadır. Eğer bu durum giderek ilerler, yalan ve aldatma bir karaktere dönüşürse işte o zaman münafıklık karakteristik bir hal almıştır diyebiliriz (36-37).  

“Günahın fiberi, dijitali, kotalısı, kotasızı olmaz”  

Bugün internet, insana her boy, her çeşit günahı kolayca servis edebilmektedir. İnternet kablolarıyla birlikte günahlar evlerimize, hatta ceplerimize kadar girebilmektedir. Bu bakımdan modern insanın günahla imtihanı daha çetin geçmektedir. Sanal ortamda işlenen günahların normal hayatta işlenen günahlardan hiçbir farkı yoktur. Günahın sanal olmaz, günah günahtır. Günahın fiberi, dijitali, kotalısı, kotasızı olmaz (42).  

“Tesettüre riayet edilmiş olsa bile sosyal medyada kadın fotoğrafı paylaşmak tesettürün hikmetine aykırıdır”  

Tesettüre riayet edilmiş olsa bile sosyal medyada kadın fotoğraflarının paylaşılması tesettürün hikmetini aykırıdır. Çünkü tesettürün en büyük hikmeti nâmahrem bakışlardan korunmaktır. Kadın yüz güzelliği, giysileri, eşarbı vs. ile de rahatlıkla yabancı erkeklerin dikkatini üzerine çekebilir. Hangi iyi niyetle yapılırsa yapılsın, amaç güzelliği sergilemek olmasa bile, sosyal medya fotoğraf paylaşmak binlerce insana bir tuşa basarak kendini göstermek demektir. Halbuki bir hanımefendinin asıl amacı yabancı erkeklerin nazarlarından korunmak, haya etmek, sadece yüzü dahi olsa güzelliğini sergilememektir (53).  

“Salih amel kapısı olarak sosyal medya”  

İnternet ve sosyal medya üzerinden birkaç dakikada milyonlarca insana ulaşmak mümkündür. Bu fırsatı kullanarak belki de ömrümüz boyunca uğraşsak da ulaşamayacağımız kitlelere ulaşıp birçok hayırlı işlere ve salih amellere vesile olabiliriz. “Kim bir hayra vesile olursa onu yapan gibi hayır kazanır” nebevi prensibi, sosyal ağlar arasında gezinirken muhatap olduğumuz kitleleri hayra teşvik etmemiz için mükemmel bir motivasyon kaynağıdır (70).  

Kitabın Künyesi  
Adı : Gençler İçin Sosyal Medya İlmihali
Yazar : Abdülaziz Kıranşal
Yayınevi : MGV Yayınları
Basım Yeri : Ankara
Tarih : 2015
Sayfa : 135