Sabah'a yakışmadı

Sabah Gazetesi Okur temsilcisi İbrahim Altay, gazetede yayınlanan “Azrail’in unuttuğu adam 179 yaşında” başlıklı haber nedeniyle okurlardan özür diledi.

Sabah'a yakışmadı

Sabah Gazetesi Okur temsilcisi İbrahim Altay, gazetede yayınlanan “Azrail’in unuttuğu adam 179 yaşında” başlıklı haber nedeniyle okurlardan özür diledi.

Sabah'a yakışmadı
28 Nisan 2014 - 11:37

Gazetecilerin içerisinde yaşadıkları toplumun dinine ve kültürüne yabancı olmaması gerektiğini ifade eden Altay, “Haberi okunur kılmak kaygısıyla kendimizi ilgi çekici başlık bulma şehvetine kaptırmamalıyız. Bazı konuların ironiyle ya da latifeyle ele alınamayacağını unutmamalıyız. Aksi takdirde bu haberde olduğu gibi o dine inanan insanları incitmiş oluruz.Bu hata bütün dinlere ve kültürlere saygılı olmak iddiasında olan Sabah'a yakışmamıştır. Okur Temsilcisi olarak okurlarımızdan özür diliyorum.” dedi.

Sabah Gazetesinin 26 Nisan 2014 tarihli nüshasında, gazetecilerin ve okurların tepkisine neden olan bir haber yayınlandı. Gazete logosunun altında bulunan haberde “İnanılmaz ama gerçek; Azrail’in unuttuğu adam 179 yaşında”  cümlesi, tepkiye neden oldu.

Okur Temsilcisi İbrahim Altay, gelen tepkiler üzerine okurlarından özür dileyerek şu ifadelere yer verdi:

"Okur Temsilcisi olarak araştırdık. Haber geçtiğimiz günlerde Hindistan gazetelerinden İngilizce, Fransızca ve İspanyolca gazetelere yayılmış. Murasi konuşmasının orijinalinde, Azrail'den hiç söz etmemiş. Hinduizm'e inanan bir kişi olarak "Ölüm Tanrısı (Yamaraja) beni unuttu sanırım" demiş. Bir diğer kaynağa göre ise "Ölüm beni unuttu" demiş. Bu haberi aktaran İsrail, Avrupa ve ABD menşeli haber siteleri Murasi'nin söylediğini olduğu gibi vermek yerine, kendi inanışlarına göre yorumlayıp Yamaraja'yı 'ölüm meleği'ne çevirmişler. Sabah da haberi bu kaynaklardan alırken kendince değiştirmiş ve ölüm tanrısı ya da meleği yerine "Azrail" yazmış.


Herkes bilir ki dinler ve inanışlar farklı özellikler gösterir. Hinduizm bir yana Musevilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlık'ta meleklere yüklenen anlamlar bütünüyle aynı değildir. Bu yüzden, bir din ya da inanışa ait kavramları başka bir dile aktarırken dikkatli olmak gerekir. Yapılması gereken, ağızdan çıkan sözleri değiştirmeden, olduğu gibi ve bağlamını açıklayarak vermektir.

Gazeteciler içerisinde yaşadıkları toplumun dinine ve kültürüne yabancı olmamalıdır. Bilmek yetmez, o dine ve kültüre saygı göstermek gerekir. Haberi okunur kılmak kaygısıyla kendimizi ilgi çekici başlık bulma şehvetine kaptırmamalıyız. Bazı konuların ironiyle ya da latifeyle ele alınamayacağını unutmamalıyız. Aksi takdirde bu haberde olduğu gibi o dine inanan insanları incitmiş oluruz. Bu hata bütün dinlere ve kültürlere saygılı olmak iddiasında olan Sabah'a yakışmamıştır. Okur Temsilcisi olarak okurlarımızdan özür diliyorum."

Yazının tamamını okumak için lütfen tıklayınız.