Büyük Doğu'nun Ruhu

Mustafa Çuhadar yazdı...

Büyük Doğu'nun Ruhu

Mustafa Çuhadar yazdı...

Büyük Doğu'nun Ruhu
25 Mayıs 2014 - 09:24

Üstad Necip Fazıl, 26 Mayıs 1904 yılında İstanbul’da doğar ve 25 Mayıs 1983 Perşembe günü vefaat eder. 79 yıllık ömrüne nice eserler sığdırır şair, yazar, gazeteci Necip Fazıl. 1923-1983 yılları arasında 14 dergide; 1928- 1983 yılları arasında 16 gazetede yazıları yayınlanır. 10 şiir, 19 tiyatro, 6 hikaye ve roman, 7 senaryo, 7 otobiyografi, 12 tarihi, tahlilî ve biyografik, 12 dini, 5’i sadeleştirme 9 tasavvuf,  25 fikir, 12 konferans ve hitabelerinden oluşan, 3 mahkeme müdafalarını içeren ve farklı tarzda 1 eser olmak üzere 117 kitabıyla Türkiye’nin önemli eserlerine imza atar.  Necip Fazıl hakkında yazılmış 51 kitap ve  bitirme, yüksek lisans ve doktora tezleri olmak üzere 77 akademik çalışma bulunmaktadır.


Necip Fazıl’ın bütün eserleri yanında Büyük Doğu Dergisi bir döneme damgasını vurmuş, önemli bir yere sahip olmuştur. Büyük Doğu, yayınlandığı yıllar boyunca, fikir adamlarının düşünceleriyle yoğrulmuş ve toplumun gündemine ilişkin içerikleri okurlarına ulaştırmıştır. Burada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının himayelerinde çıkarılan ve Duran Boz tarafından kaleme alınan “Büyük Doğu’nun Ruhu: Necip Fazıl Kısakürek” başlıklı kitapçıktan yaptığım bir alıntıyla, bu içeriklerden birinden söz etmek istiyorum.

Büyük Doğu 17 Eylül 1943’te yayımlanmaya başlanır. Necip Fazıl’ın içini yakıp kavuran sosyal ve siyasal mücadele ruhu, sanatının muhtaç olduğu cemiyeti yoğurma heyecanının tezahürüdür Büyük Doğu.  Dergi, “Fikir-Sanat-Hadise-İş” sloganıyla yayınlanır. Derginin kapağında “Cuma günü çıkar” ifadesi yer almaktadır. Büyük Doğu, 32x24 ebatında 16 sayfalı bir dergi olarak yayın hayatına girer.

İlk 3 sayısında ‘Nefs Muhasebesi’ başlıklı bir ankete yer verilir. Söz konusu anketle dönemin önde gelen şair, yazar, gazeteci, akademisyen ve fikir adamlarına bir takım sorular yöneltilir. 63 aydının yanıtladığı bu sorularla; evvelemirde Türk insanının içinde yaşadığı sosyal, siyasal krizler muvecehesinde ortaya çıkan kimliksizleştirme, yabancılaşma ve siyasal sistemin manevi olan her şeye taarruzunun her kesimden insan tarafından bilinmesi, görülmesi ve irdelenmesi amaçlanır.

Ankete katılanların bu sorulara verdikleri yanıtlar 4. Sayıda Necip Fazıl tarafından imbikten geçirilmek suretiyle  teşhis ve değerlendirmeye tabi tutulur. Toplumun kavgalaştığı dönemsel şartların kavranabilmesi noktasında hedeflenen sonuca böylelikle ulaşılmış olur.

Anadolu insanı için en temel mesele olan Allah inancı ankette yöneltilen öncelikli soru “Allah’a inanıyor musunuz” sorusuna Suat Derviş ile Zekeriya Sertel’den başkası “Hayır, inanmıyorum” şeklinde cevap vermez.

Sonrasında Batılılaşmanın Türk insanı için deva olup olmayacağı sorulur. Ankete katılanların büyük çoğunluğu Batılılaşmanın Türk insanı için deva olamayacağı karşılığını verir. Bir kısım entelektüeller ise Doğu ve Batı’nın kaynaşmasından yana irade beyan ederek eklektik bakış açısını varoluşuna dayanak yapmayı tercih eder. Bir diğer soru, ırkçılık ve milliyetçilik temayülünün doğruluğu noktasındadır. Bu soruyu cevaplayan entelektüellerin yüzde doksanı “Hayır” cevabını verir.

Söz konusu ankete katılanların tamamı Türk toplumunun derin bir ruh ve ahlak buhranı yaşadığı kanaatini taşır. Tanzimat’la başlayan değişim sürecinin ruh planında köklü bir değişime yol açamayacağı kanısının da toplum kesimleri tarafından paylaşıldığı görülür.

Büyük Doğu, bu anketle savunduğu düşüncelerin toplumda genel kabul gördüğünü ve Türkiye’nin tarihsel anlamda fikrî bir zemininin olduğunu açığa kavuşturmayı amaçlar. Dini ve ahlaki sorunların Türkiye’nin öncelikli problemlerini teşkil ettiğini ve Batılılaştırma girişimlerinin neticesinde yapılan değişikliklerin hiçbirinin Türk toplumunun temel meselelerine çözüm getirmediğini, getiremeyeceğine dikkat çekmek ister. Türkiye’nin mevcut şartlar içerisinde demokratik seçeneğe ilgisiz kalamayacağı, demokratik seçenekler dışındaki çözüm arayışlarının Türk insanını esenliğe çıkarmak yerine felakate sürükleyeceği düşüncesi de bu anket sonucunda açıklığa kavuşur.

Büyük Doğu, 16. sayısından sonra “dini neşriyat yapmak ve rejimi beğenmemek” suçlarıyla 1 ay 4 süreyle kapatılır. Daha sonra yeniden yayına başlar ve 1978 yılına dek, çeşitli periyotlarla, açılma ve kapatılma süreçleriyle yayın hayatına devam eder.

 

Bu haber 4411 defa okunmuştur.