Din ve İnternet: Kurumsal otoriteden, soyut otoriteye…

İnternet ve din ilişkisinde ‘otorite’ meselesi

Din ve İnternet: Kurumsal otoriteden, soyut otoriteye…

İnternet ve din ilişkisinde ‘otorite’ meselesi

Din ve İnternet: Kurumsal otoriteden, soyut otoriteye…
07 Mart 2021 - 17:55

‘Otorite’ kavramı, internet ve din ilişkisindeki temel tartışma alanlarından birini oluşturuyor.

İnternette dini içeriklerin yer almasıyla birlikte, kurumsal otoritelerin etkisinin azaldığı zaman zaman dile getiriliyor.

Dr. Gülenay Pınarbaşı da konuyu “soyut otorite etkisi” olarak adlandırıyor.

Pınarbaşı, “Spiritüel Ağ-Sosyal Medya ve Yön Değiştiren İnançlar” kitabı hakkında Akşam gazetesinden Zeynep Türkoğlu’nun sorularını cevapladı. Pınarbaşı şunları söyledi:

Sosyal medyada mistik deneyim…

Zeynep Türkoğlu: Dini, dindarı, ibadeti, hatta belki kültürel alışkanlıkları küçümseyen insanların sosyal medya üzerinden mistik deneyim arayışı tuhaf değil mi?

Gülenay Pınarbaşı: Beş, altı kitap yazsam bile bunu 'Bir Başkadır' dizisinin meşhur sahnesi kadar iyi ifade etmek mümkün olmaz herhalde. Hatırlayalım, dizideki seküler psikiyatr Peri, başörtülü danışanını, ve inancını küçümsediği değerlendirmeden bir dakika sonra kendi hayatındaki Perulu şamanı yüceltir. Zaten araştırmamın ana amacı spiritüel ile ağdaki bu çelişkiyi ortaya koymak. Çünkü ağda bu deneyimleri yaşamak mümkün değil. Dijital mecralarda kimlik meselesi tartışılırken hep 'mış' gibi yapıldığı söylendi. Dini deneyime gelirsek daha çok 'mış' gibi yapılıyor diyebiliriz. Ağda bir çeşit toplumsallaşma ve birleştirici bir vizyon söz konusu. Ama sunulduğu gibi tamamen tercihlerle inşa edilmiş ve özgür bir ortam yok.

İnsanlar soyut otoritenin etkisine giriyor

Zeynep Türkoğlu: Neden?

Gülenay Pınarbaşı: Çünkü soyut bir otorite söz konusu. İnsanlar dinin kurumsal yapısının otoritesinden kaçarken aslında bir başka soyut otoritenin altına giriyor.

Zeynep Türkoğlu: Yola çıkarken merak ettiğiniz şeyle bulduğun şeyin kıyaslamasını yaparsanız?

Gülenay Pınarbaşı: Bulmayı düşündüğüm ilk şey niye insanlar astrolojiye bu kadar meraklı. İkincisi yeni medyada bunun üretimi nasıl yapılıyor. Açıkçası ben sosyal medyada astrolojiye dair iletileri anlayamadığım için çok merak ettim. Bu vaat ve tavsiyelerde anlamlı bir şey var mı diye bunun peşine düştüm. Fakat içine girdikçe aslında bunun ezoterik kültüre dair kelimeleri kullanıp "geleceğe" dair paketlenmiş bir ürün oluşturulduğunu ve pazara sunulduğunu tespit ettim.

Sanal din…

Zeynep Türkoğlu: Sanal bir din mi oluşuyor yani?

Gülenay Pınarbaşı: Şu anda sosyal ağlarda yeni alt kültürler inşa ediliyor. Herkes kendi zevkine, ailesinden getirdiği yaşam biçimlerine göre kendi ilgileri ve alakaları ile bağlantılı bir ağa bağlanıyor. Bu son derece anlaşılır. Bizi başlangıç döneminde şaşırtan şey şuydu; insanlar normal hayatlarında olmadıkları kimliklerle ağda yer aldılar. Geldiğimiz aşamada manevi arayışlarını, görünmeyen âleme dair ihtiyaçlarını da burada gidermeye başladılar. Üstelik burada sadece bilgilenme ihtiyacı giderilmiyor, iletişim kurup birbirlerini destekleyerek, dua edip ritüel uygulayan çağdaş mistikler var. Bu durum kurumsal dinlerin, kadim medeniyetlerin sahip olduğu derinlikte ve görünürlükte yaşanmıyor elbette. Ama eklemek isterim ki bu süreç devam ediyor bu yüzden sosyal medya üzerinden oluşan bu arayış ve akımlar için kurumsal değiller derken, aslında 'henüz değiller' diyorum.”

Röportajın tamamını kaynağından okumak için lütfen tıklayınız.

 


Bu haber 371 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum