Hollywood'un En Meşhur Kötüleri: Müslümanlar

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bilal Yorulmaz, Hollywood filmlerinde yer alan olumlu ve olumsuz Müslüman temsilleri anlattı.

Hollywood'un En Meşhur Kötüleri: Müslümanlar

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bilal Yorulmaz, Hollywood filmlerinde yer alan olumlu ve olumsuz Müslüman temsilleri anlattı.

Hollywood'un En Meşhur Kötüleri: Müslümanlar
10 Ekim 2019 - 19:38

Esra Çevikalpli'nin haberi

Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bilal Yorulmaz, Hollywood filmlerinde yer alan olumlu ve olumsuz Müslüman temsilleri anlattı.
 
Hollywood sinemasında Müslüman karakterlerin nasıl bir değişim geçirdiğini ve bu değişimin sebeplerini olumlu, olumsuz veya nötr karakterlere değinerek inceleyen Yorulmaz, bu tipleştirmelerin neden yapıldığına ve bunların nasıl önlenebileceğine dair değerlendirmelerde bulundu.

Hollywood sinemasında kullanılan olumsuz Müslüman temsillerini üç bölümde inceleyen Yorulmaz’ın Medya ve Din Araştırmaları dergisinde yayınlanan makalesinde dikkat çeken konular şöyle:

Arap=Müslüman=Allahsız düşman denklemi

“Öncelikle Hollywood’da Müslüman denilince ilk akla gelenin Arap olduğunu belirtmek gerekir. Müslüman nüfusun yüzde 5’i Arap olmadığı halde, Hollywood için Arap=Müslüman=Allahsız düşman denklemi geçerlidir. Bu nedenle Hollywood filmlerinde Müslüman denilince istisnalar haricinde Arap kadın ve erkekler akla gelmektedir.  Sinemanın 1896 yılındaki başlangıcından itibaren Arap/Müslüman kültürel öteki olarak ve dini kültürel temalarla sunulmuştur. 1900’lerdeki filmler Avrupalılar tarafından yazılan karikatürlerden esinlenmiştir: Sakallı Araplar, kılıçlarını sallayıp birbirini öldürür, çölde deve ile gezip batılı kadın kahramanı kaçırır, haremde kadınlarını yarı çıplak tutar ve göbek dansı yaptırırlar.”

1970 Kırılma Noktası

“1970’lerde ortaya çıkan petrol krizi, İran devrimi, 1982’de İsrail’in Lübnan’ı işgali, İran rehine krizi, 1983’te Beyrut’ta ABD kışlasının bombalanması, 1993’te Dünya Ticaret Merkezi’nin bombalanması ile Hollywood çoğunlukla Arap erkeklerden oluşan ve aksiyon filmlerinde yer alan terörist imajını geliştirmiştir. 1920’lerin seksi şeyhi yerini 1970’lerde petrol şeyhlerine ve masum insanları öldürmeden önce dualar eden teröristlere bırakmıştır. Sinemadaki şeyh karakterleri kültürsüz, acımasız medya şirketlerini elde etmeye çalışan, dünya ekonomisini batıran, Batılı kadınları kaçıran, İsrail ve ABD’ye nükleer silahlar yönelten, dış politikaya tesir eden kişilerdir. Kasıtlı ya da kasıtsız olarak üretilen ve tekrar tekrar sunulan bu imajlar görüşümüzü kısıp gerçeği flulaştırmaktadır. Ekranda Arabın/Müslümanın insani yüzü gösterilmemektedir. O, sonsuz çöller içinde petrol kuyuları, çadırlar, camiler, saraylar, keçiler ve develerle çevrili mistik bir krallıkta yaşamaktadır. Bu karikatürize etme Müslüman kültürünü ve tarihini küçümsemek için bir araç olarak hizmet etmektedir.”

Animasyon Filmlerindeki Kötü ‘Müslüman’

“Bu filmler çocuklara şu dersleri vermektedir: Müslüman Ortadoğulu adam korkunçtur. Müslümanlar genelde büyük silahlar taşır ya da sultan, vezir gibi aşırı güce sahiptirler. Tenler kahverengidir. Kaşları çalı gibi kalındır. Uzun sakal ve bıyıkları vardır. Müslüman adam aptaldır. Eşkıya ise komik elbiseler giyer ve kolayca kandırılır. Sultan ya da vezirse kadın, altın, mücevher vs. ile kolayca aldatılabilir. Hızlı öfkelenir ve ölüm cezası verir. Müslüman tembel, gülünç ve kolay kandırılandır. Çalışmaz ve çalışmadığı için de ülkesi geri kalmıştır.”

İyi Kazandıran Arap Teröristler (!)

“CBS televizyonundan James Baerg, Müslümanlar hakkındaki tiplerin neden yaygın olduğunu şöyle açıklamaktadır: “Sanırım Arap stereotipi birçok insan için çekici geliyor. Yapması çok kolay. Bu birçok izleyicinin gönüllü olarak kabul edebileceği bir şey. Bazıları kolay bir şekilde bu stereotipleri kullanırken bazıları da tembelliklerinden önceden üretilmiş stereotipleri aynen kullanmayı, araştırma yapmamayı tercih etmektedirler. Bazen de yapımcılar para kazanma hırsı ile bu temalara yüklenmektedirler. Çünkü Arap terörist iyi kazandıran bir tema konumunda bulunmaktadır. Diğer bir sebep ise film üreticilerinin İslam hakkındaki cahillik ve bağnazlıklarıdır. Kimisi İslam hakkında öyle derin önyargılara sahip ki stereotiplere düşmeden bir Müslüman karakter oluşturamamaktadırlar.”

3B Müslümanları

“Arap Müslümanlar genelde 3B ile tasvir edilmektedirler: Billinaire (Milyoner), Belly dancer (göbek dansçısı) ve Bomber (Bombacı). Hollywood’un Müslümanı ayrıca kâfir, şeytani, medeniyetsiz, modern karşıtı, zalim, düşman, takıntılı, namussuz, barbar, acımasız, kana susamış, hain, sefih, öfkeli, paragöz, şehvet düşkünü, çok eşli, ata erkil ve beceriksizdir. Hollywood sadece Müslümanları bu şekilde kötülememekte aynı zamanda onların İslam’ın sapık/deli saçaklarından döküldüğünü iddia ederek doğrudan ana akım İslam inancına hakaret etmektedir.”

Yorulmaz, makalesinin sonuç kısmında şunları dile getirdi.

Müslümanların topluma negatif etki ettiği algısı

“Müslümanlar sinemada kötü Müslüman karakterlerin varlığına itiraz etmemektedirler. İtiraz edilen esas nokta neredeyse tüm Müslüman karakterlerin kötü olmasıdır. Ayrıca bu kötü karakterlerin nesiller boyunca devam etmesidir. Filmlerin etkisi toplumda uzun süreli olmaktadır. Çünkü sinemadan sonra filmin DVD’si çıkmakta ve televizyonlarda tekrar tekrar yayınlanmaktadır. Shaheen’in kendi gözlemine dayanarak bir televizyon kanalında her hafta 15-20 filmde Arapların “kahraman Amerikalılar” tarafından katledildiği filmler gösterildiğini ifade etmesi de bu durumu göstermektedir. Los Angeles Times’ın yaptığı bir ankete göre halk Hristiyanların genel olarak, Mormon ve Yahudilerin de çoğunlukla topluma iyi etkiler yaptıklarını düşünmektedir. Fakat aynı ankete göre halkın yüzde 30’dan fazlası Müslümanların topluma negatif etki ettiğini düşünmektedir. Bunun sebebi medyada sürekli Müslümanlar aleyhine olan tiplemelerdir.”

Holllywood’un iki yüzlü tutumu

“Bu tiplemeler toplum tarafından öyle benimsenmiştir ki artık bir yerde terör eylemi olsa suç hemen Müslümanlara ve İslam’a atılmaktadır. Örneğin Oklahoma da aşırı sağcı bir Amerikalı’nın yaptığı bombalama eyleminde suç hemen Müslümanlara yıkılmıştır. Burada Hollywood’un terör karşısındaki ikiyüzlü tutumu da dikkate değerdir. Hollywood, Oklahoma’lı Amerikalı teröristin hikâyesini filmlerinde kullanmamayı tercih etmektedir. Benzer şekilde bir Arap araba bombalarsa terörist olarak adlandırılmakta ama İsrailli yerleşimci Baruch Goldstein bir camiye girip 50 kişi öldürdüğünde ona terörist değil dengesiz/deli denilmektedir. Bu iki örnekte de teröristlerin motivasyonunun Hristiyanlık ve Yahudilikten kaynaklandığı dile getirilmemektedir.”

İslamofobi ile nasıl mücadele edilmeli?

“Sinemada yer alan İslamofobi ile Müslümanlar aktif bir şekilde mücadele etmelidirler. Öncelikle filmlerde yer alan olumsuz imajlar tartışılmalı, ifşa edilmeli, eleştirmenler, siyasetçiler, akademisyenler tarafından eleştirilmelidir. Bu tür filmlerin yapımcıları ile doğrudan irtibata geçilmeli, şikâyetler iletilmeli ve benzeri filmlerin yapılması önlenmeye çalışılmalıdır. En etkili yol ise Müslümanların medya kuruluşlarına ve film sektörüne yatırım yaparak kendilerini kendi bakış açıları ile ifade etmeleridir.”

Makalenin tamamını kaynağından okumak için lütfen tıklayınız.
 


Bu haber 445 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum