Medya ve Yeni Dini Hareketler

Doç. Dr. Muhammed Kızılgeçit, islamvemedya.com’un sorularını cevapladı

Medya ve Yeni Dini Hareketler

Doç. Dr. Muhammed Kızılgeçit, islamvemedya.com’un sorularını cevapladı

Medya ve Yeni Dini Hareketler
08 Nisan 2019 - 09:51

Bu hareketler dünyanın farklı bölgelerinde varlık göstererek, dinî sembol ve söylemlerle kendilerine müntesip buluyorlar. Avrupa’da, Amerika’da, Orta Asya’da ve Afrika’da, özetle dünyanın her bölgesinde bu hareketlerle karşılaşmak mümkün.

Peki, bu hareketler medyayı nasıl kullanıyor? Sinema filmlerine ne kadar ilgi gösteriyorlar? İslam’a karşı yaklaşımlarını medya yoluyla aktarma yolunu tercih ediyorlar mı? Bu ve bunun gibi soruları, alanın uzmanlarından birine, Doç. Dr. Muhammed Kızılgeçit’e sorduk.

“Yeni Dini Hareket”in anlamı nedir? Hangi tarihte ortaya çıkmıştır?

İslamvemedya.com: ‘Yeni Dini Hareketler’ (New Religious Movements) ne anlama geliyor?

Muhammed Kızılgeçit: Yeni Dini Hareketler kavramı, alana dair çalışan uzmanlara göre kökü bazı Yunan filozoflarına, apokaliptik ve mistik hareketlerin arttığı, ayrıca Münster şehrinde âhir zamanın geldiğini ve Münster’in yeni Kudüs olacağını ilân eden Anabaptistler gibi yapılanmaların oluştuğu 1500’lü yıllara dayananır. 1800’lerde daha net bir oluşum zemini bulan, 1950’lerden (II. Dünya Savaşı’ndan) sonra ortaya çıkan, 1960 ve 1970’lerden itibaren de yaygın bir ilgi görmeye başlayan ve söylemlerinde coşkun bir dinî, ruhî ve felsefî yaşantı vaat eden birbirinden farklı oluşumları ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Dinî duyguların yeni ifade biçimleri; belirli söylem, hareket ve karizmatik lider etrafında bütünleşen yapılar; geleneksel dinlerden ayrışan veya karma bir inanç yapısına dayanan dini oluşumlar, bu ifadelerden bazılarıdır.
 
Yeni Dini Hareket (YDH) mensubiyeti ilk olarak, modern dünyada hakikati yaşamak adına zamanı geri almaya dair bir arzuyu yansıtmaktadır. İkinci olarak, bu aidiyet aynı zamanda kadim olan hakikati modern zamana taşıyarak onu çağdaş bir düzlemde eyleme/yaşama taşıma isteğini ifade etmektedir. Bu noktada Yeni Dini Hareketler, moderniteye karşı bir protesto şeklinde nitelenmektedir. Bu argümanın hedefinde kurumsallaşmış dinin ve seküler yapının bireyin eliyle yapı bozuma uğratılması vardır. Bu durum ‘din’e yeninin ve modern bir sosyal yapı olan hareketin katılması; ‘yeni’ yani ‘seküler’ olana da dinin taşınması ile gerçekleşmektedir. Bunun için de pek çok Yeni Dini Hareket modern, anti-modern, hatta bazen post-modern unsurlarla kaynaşır. Bunlar, hem moderniteye uyum unsurlarını ve hem de ona direnmenin unsurlarını içerirler.
 
“Büyük bir çeşitlilik arz ediyorlar”

İslamvemedya.com: Batıdaki “Yeni Dini Hareket”ler nasıl bir görünüm sergiliyor?

Muhammed Kızılgeçit: YDH dine, özellikle Batı’nın din-bilim çatışmasının izdüşümünde ve çoğulculuk zemininde ortaya konulan yeni bir yaklaşım biçimleridir. Bütün dinlerin aynı düzeyde hakikat olarak tanımlandığı Batı’nın din pazarında bireysellikle inşa edilen dini yorum ve oluşumlar. Ayrıca, İnsanın anlam arayışına kurumsal dinlere alternatif veya onlara rağmen verilen yeni cevaplar. Bu bağlamda büyük bir çeşitlilik arz ederler. İntihar kültlerinden… kurumsal din yapılanması içinde olan Hare Krishna ve Mormonlara… Bilim-kurgu yazarlarının kurduğu “Teknolojik Din” diye bilinene Scientology hareketinden… Gruba bağlı kadınları araçsallaştırarak Flirty Fishing yöntemiyle harekete katılım sağlayan Tanrı’nın Çocukları (Children of God) hareketine…
 
Kurumsal dini yapılardan farkları neler?

İslamvemedya.com: Bu hareketlerin kurumsal dini yapılar olarak kategorize edilen yapılardan farkı nedir?

Muhammed Kızılgeçit: Bu soruya YDH’lerin temel özelliklerini aktararak cevap verebiliriz. Yeni Dini Hareketler:

Eklektik ve senkretik bir yapı arz ederler. Eklektikizm, birbirinden farklı dini geleneklerden unsurların tutarlı bir bütünlük oluşturmadan seçilerek birlikte benimsenmesidir. Senkretizm: Doğası gereği aralarında çelişki bulunan unsurları kaynaştırmadan bir sistem içinde birleştirme ve bağdaştırmayı ifade eder.

Karizmatik bir lidere genelde sahiptirler: Yeni Dinî Hareketler, karizmatik liderlerin yeni bir vahyi veya ruhani bir iç görüyü vaaz ederken onlara bir cevap olarak ortaya çıktıklarını görmekteyiz. Bununla birlikte yeni dini geleneklerin liderleri mevcut toplumsal düzene karşı ileri sürdükleri itirazda otoritenin peygambervari metodunu benimserler.

Kıyametin yaklaştığını belirtir, kurtuluşun çok zor olduğunu empoze eder ve ancak kendilerine uyanların kurtulacağını iddia ederler: Bu bağlamda ahlaka vurguda bulunacak ve insanları daha ahlaklı kılma peşinde olacaklardır. Oluşum aşamasında olan Yeni Dini Hareketler bilhassa diğerlerinin kesin gözüyle baktığı normatif gerçekliği “yozlaşma” ve “ikilem” olarak görerek kurumsal yapıların karşıtı olmaya meyillidirler.

Yeni bir dünya düzeni getirecekleri iddiasındadırlar. Bir Tanrıyı inkâr ederler.  Mesih beklentisi içerisinde kendilerini meşrulaştırma çabasındadırlar. Üyelerini beyin yıkamanın bir çeşidi olan modern sosyalleştirme programı ile elde etmeye ve kuşatmaya çalışırlar. Akli yaklaşımı reddederek ve sezgisel bir bilinç oluşturma gayretindedirler. YDH’lerin birçoğunda sırlı ve gizemli bir atmosfer söz konusudur. Yeni Dini Hareketler daha mitsel, daha efsanevî, daha mistik bir karakter arz etmektedir.  Sözde dini gelenekten geldiklerini iddia ederek de bir meşruiyyet zemini oluşturma arayışındadırlar.

Yeni dini hareketler, medyayı hangi amaçlarla kullanıyor?

İslamvemedya.com: Yeni dini hareketlerin modern dönemde belirginleşmesi, medya kullanımlarını da merak unsuru haline getiriyor. YDH’lerin medya kullanımı konusunda neler söylemek istersiniz?

Muhammed Kızılgeçit: YDH’lerle ilgili internet tabanlı bilgiler dört grupta incelenebilir: Birincisi, YDH’lerin lehindeki web siteleri, resmî ya da gayri resmî siteleri. İkincisi, belli bir YDH’nin aleyhindeki siteler. Üçüncüsü tarafsız bilgi edinme/sunma amaçlı siteler ve dördüncüsü tartışmalı siteler
 
“Sadece Türkiye’de yeni dini hareketleri anlatan 50 sinema filmi yayınlandı”

İslamvemedya.com: Hangi medya türlerini kullanıyorlar, örneklerle açıklayabilir misiniz?

Muhammed Kızılgeçit: Sinema, belgesel filmler, televizyon kanalları ve gazete, yardım derneklerinin tanıtım belgeselleri, dergi, el kitapları, broşürler…

1990 yılından sonra sadece bizim sinemalarımızda bir kısmı Türkçe dublajla yayınlanan en az 50 sinema filminin olduğunu görmekteyiz: Waco The Rules of Engagement, Holy Smoke: Kutsal Duman, The Other side of Heaven: Cennetin Diğer Yakası, Kumare, The Master: Usta, The sacrament, Jonestown: The Women Behind the Massacre, Wild Wild Country: Vahşi kırlar… bunlardan bazıları.

“Kendilerini meşrulaştırmak, yeni müntesipler edinmek için medyayı kullanıyorlar”

İslamvemedya.com: Medyayı hangi amaçlarla kullanıyorlar. Medyayı, kendilerini toplumda meşrulaştırmak için kullanıyorlar diyebilir miyiz mesela?

Muhammed Kızılgeçit: Medya dinlerini anlatmak, Kendilerini meşrulaştırmak, yeni müntesipler edinmek ve harekete bağış toplamak için kullanılmaktadır. Scientology gibi medyanın bütün imkânlarını kullanan hareketler olduğu gibi daha ziyade iletişim ağı olarak kullananlar mormonlar da var. İntenet resmi sayfalarından whatsapp numaralarına kadar her şekilde istifade edilmekte… burada daha önce ifade ettiğim üzere özellikle kendi değerlerini, günümüze hitap eden çağrılarını ve gerçekleştirdikleri yardım faaliyetlerini paylaşmaktalar. Bu bağlamda şu rahatlıkla söylenebilir. YDH’ler modern hareketler olarak, modern iletişim ağlarını sonuna kadar kullanmaktadırlar.

“Scientology, baş döndürücü bir teknolojiyi kullanımına sahiptir”

İslamvemedya.com: Televizyon kanalları var mı? İnternet ve sosyal medyaya yaklaşımları nasıl?

Muhammed Kızılgeçit: Sadece Scientology hareketinin medya, sinema ve TV kanalını ve bu araçları kullanma niteliğine baktığımızda baş döndürücü bir teknoloji kullanımı ile karşı karşıya buluruz kendimizi. Özellikle Tom Cruise’un bu hareketin üyesi aynı zamanda üye kazandırma faaliyetlerinde aktif bir kişi olduğunu ve pek çok ünlünün bir şekilde bu hareket üye olduğunu gördüğümüzde Modern bir din inşasının nasıl gerçekleştirildiğini daha net görme imkanımız olmaktadır. 

15 farklı dilde yayın yapıyor

İslamvemedya.com: Peki, ne tür programlar yayınlanıyor? Tamamen kendi YDH’lerini mi anlatılıyor? Doğrudan öğreti mi sunuluyor, yoksa bütün diğer yayınların içinde zaman zaman YDH öğretisi mi aktarılıyor?

Muhammed Kızılgeçit: Scientology üzerinden bakacak olursak, hareketin TV kanalına dikkatimizi çeken durumları şu şekilde başlıklandırabiliriz.

Temel sloganları “İnsanlığın Sesi/insanlık Hareketi”. Bu slogan tam da yukarda özelliklerini bahsettiğimiz YDH’lerin niteliğine uygun bir ifade. Nitekim bu slogan verilmeden önce dünyadaki, suç oranları (adam öldürme ve yaralama, bağımlılık oranları) verilmekte. Özellikle dünyadaki olumsuzluklara, görsel ve niceliksel araçlarla dikkatler çekilmekte ve ardından “Scıentology’nin Güneşi veya Hareketi” ile her yer aydınlanmaktadır. Değişim başlamakta.

On beş dilde yayın yapılmaktadır. Çince, Japonca, İngilizce, Danimarka’ca, Yunanca, İspanyolca,  Kastil lehçesinde, İbranice, İtalyanca, Macarca, Almanca, Norveçce, Rusça ve İsveççe

Yayın içeriklerinde ise kiliseleri, sanki o kıta ya da bölgenin kalbi ve iyilik hareketinin merkeziymiş gibi yansıtılmaktadır. Scıentology Klisesi’nin imajı şehrin imajıyla birlikte sunuluyor. Örneğin, ABD’deki kilise tanıtılırken ABD’nin imajı, New York’un imajı ve bu şehirde idealize edilen bilimsel ve kültürel faaliyet ve organizasyonlarla birlikte yansıtılmaktadır. Böylece Scıentology Kilisesi adeta ABD, New York, Amerikan yaşantısıyla özdeşleştirilerek paylaşılmakta. Aynı durum üst düzey bir görsellik ve kurguyla Japonya, Çin ve diğer ülkelerdeki kiliseler için de geçerli.

TV programlarında, merakı, vicdanı ve imajsal arayışı vurguluyorlar

Günlük programları, sadece düşük düzeyli veya yoğunluklu bir tanıtım filmi modunda değil. Aksine bütün efektlerin kullanıldığı bir kurgu. Burada özellikle aktarılması gereken, kilise tanıtımıyla yardım organizasyonlarını,  bilim-teknoloji, sanat ve tıp alanında dünyaca ünlü veya alanda kariyer sahibi kişilerle birlikte bilim-sanat ve kilise sunumu şeklinde gerçekleştirmeleri. Dolayısıyla herhangi bir kimse bunları izlediğinde muazzam bir bilim-sanat aynı zamanda tanıtım olan kurgusuyla karşılaşıyor. Bilim-sanat veya özellikle modern sportif faaliyetlerle merakı, yardım organizasyonuyla vicdanı, Hollywood kahramanlarıyla imajsal arayışı ve dini bir nitelikle de ruhunun doyurulacağı mesajı verilmekte. Yardım organizasyonlarında yerli Afrikalılardan Tibetli Müslümanlara varıncaya kadar bütün insanlığı hedeflediklerini yansıtmaktadırlar. Özellikle Afrika ve Uzakdoğu Müslümanları üzerinde hassasiyetle çalıştıkları yaptıkları tanıtım filmlerinde Müslüman başörtülü çocukları özellikle ekranlara yansıtmaları dikkatleri çekmekte.

Yukarda aktardığım özellikler bağlamında gündelik yayın akışının şu şekilde şekillendiğini görmekteyiz:

a. İnsanlığın Sesi (Tanınmış Teksas’lı bir uzmanın bireysel başarısı ile Psikolojik başa çıkmanın nasıl gerçekleştirileceği).
b.  Scıentology ve Kariyer. Başarılı bir müntesibin tecrübeleri ve onunla kariyer basamaklarında başarının nasıl elde edileceği.
c.  Scıentology ve Bilim-Teknoloji (Başarılı bir hareket müntesibi bilim adamı ve bilimsel faaliyetler).
d.  Dünya Merkezlerinde Scıentology Kliseleri (imajın zirve bir düzeyde kullanımıyla hazırlanmış tanıtımlar)
e.  Sanat ve Scıentology (Çocuklar için sirk sanatları veya yetişkinler için diğer sanatlar. Bunlar aynı zamanda Japonya veya İsveç’teki bir klişede ya bir sanat merkezinde yapılmış olabiliyor).
f.  Dürüst İnsan Haklıdır (Doğrudan Klise inancının aktarıldığı proğram).
g.  Motorsiklet ve Modern Sporlar ve Scıentology
h.  Gelecek Kurgusu (Bilim-Kurgu merkezli gelecek hakkında istanilen tasavvurun yerleştirilmesi için yapılan proğramlar…

Scientology’nin ekran yüzleri, ünlülerden oluşuyor

Hareketin yüzü olarak seçilenler belirli ve etkili kişiler: internette kısa bir aramayla Scıentology hareketinin ünlülerini öğrenmek mümmkün. Kurucusu Amerikalı bilim kurgu yazarı L. Ron Hubbard’dır. Örgütü halen 26 yaşından bu yana, 30 Nisan 1960 Philadelphia doğumlu, Polonya ve İtalya kökenli, David Miscavige yönetmekte…. Hareketin –bir kısmı daha sonra ayrılmış olsa da- sinema, siyaset, medya ünlü isimleri olduğu iddia edilenlerin bazısı şunlar

Tom Cruise, Kirstie Alley, Anne Archer, Lynsey Bartilson, Jason Beghe, Catherine Bell, Trevor Bolder, John Brodie, David Carradine, Nancy Cartwright, Sharon Case, Erika Christensen, Chick Core, Danny Masterson Julia Migenes, Sofia Milos, Elisabeth Moss, Haywood Nelson, Corin Nemec, Marisol Nichols, Judy Norton-Taylor, Michael Peña, Liz Phair, Laura Prepon, Lisa Marie Presley, Priscilla Presley, Kelly Preston, Leah Remini, Giovanni Ribisi Marissa

İslamvemedya.com: İslam’a karşı yaklaşımları nasıl, İslam karşıtlığında medyayı etkin olarak kullanıyorlar mı örneğin?

Muhammed Kızılgeçit: Doğrudan İslâm’ı hedef alarak değil, anlam arayışında İlahi dinlere alan bırakmayarak; genelde kurumsal dinlere özelde ise İslâm’a karşı propaganda yaptıklarını ifade edebiliriz. Örneğin Scıentology hareketinin İslam dinine karşı tutumu bu hareketin resmi sitesinde yayınlanan Scıentologyand Islam An Analogous Study kitapla temellendirilmekte. Bu eserde her iki dinin aynı gerçekliğe dayandığı iddia edilmekte. “Manevi özgürlük arayışı anlamında, İslam ve Scientology'nin ortak noktaları”nın olduğu vurgusu yapılmaktadır. Kitabı kaleme alan yazara göre İslâm kendisinden önceki bütün dinleri kapsamaktadır. Aynı şekilde Scıentology ise kendi ifadelerine göre dinlerin dini/özüdür. Bu çalışma üzerinden rahatlıkla şu ifade edilebilir. Görüntüde İslâm hedef alınmadan, aynı zamanda onunla uyum içerisinde fakat İslâm’dan daha saf ve çağa hitap eden bir din olarak Scıentology sunulmaktadır.


İslam’ın yeni dini hareketler pazarına düşürülmemesine dikkat etmek gerekiyor

İslamvemedya.com: Eklemek istediğiniz başka bir husus var mı?

Muhammed Kızılgeçit: Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken, İslâm’ın YDH’ler pazarına düşürülmesidir. Bunun önüne geçmektir. Zira bu pazar tüketen bir pazardır. Ayrıca Müslüman bireyin de -bir Batılının tecrübe etmek azabında kaldığı- dinsel bireycilik tecrübesine mecbur bırakılmamasıdır. Bunun için de İslâm’ın bir medeniyet ve kurumsal bir yapı olarak sürdürebilirliğini sahih kaynaklar ve doğru/sağlam kurumlarla sürdürmek gerekir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum