Radyo Yayınları Dini Hayatı Nasıl Etkiliyor?

1180 kişiyle yapılan anket çalışmasının sonuçları...

Radyo Yayınları Dini Hayatı Nasıl Etkiliyor?

1180 kişiyle yapılan anket çalışmasının sonuçları...

Radyo Yayınları Dini Hayatı Nasıl Etkiliyor?
16 Temmuz 2014 - 09:19

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akgül tarafından yapılan “Medya ve Din: Radyo İletişimi ve Gözyaşı FM Örneği” başlıklı çalışma, İslamî radyoların dinleyiciler üzerindeki etkisini ortaya koydu.

Prof. Dr. Akgül’ün çalışmasında, İslamî yayın yapan bir radyo istasyonunun “dini bir dünya görüşü belirlemedeki” ve “grupsal bir davranış oluşturmadaki” etkisini tespit etmek amaçlandı.

Çalışma kapsamında Konya ili, çevre ilçe, kasaba ve köylerden oluşan 1180 kişiyle anket yapıldı ve “Mevcut dini radyolar veya televizyon, bireyin dini dünya görüşü ve algısını; tutum, tavır ve davranışlarını biçimlendirme ve değiştirmesinde ne derecede etkilidir?” gibi sorulara yanıt arandı. Araştırmada Gözyaşı FM radyosu örnek olarak seçildi.

İslami radyoların etkisi

Araştırma sonuçlarına göre, ankete katılanların %89’u mezkur radyo ile tanıştıktan sonra dini hayatında değişiklik olduğunu belirtti. Bu değişikliklerin neler olduğu sorusuna ise, ankete katılanların

% 29,1’i “Dini açıdan kültürüm arttı”,

% 25,7’si “Dini açıdan bir uyanış yaşadım”,

% 12.3’ü “Namaza ve diğer ibadetlere başladım” cevabını verdi.

Diğer yandan bu soruya "kıyafet tarzımı değiştirdim" şeklinde yanıt verenlerin oranı % 5.2; "nafile ibadetler yapmaya başladım" diyenlerin oranı %7;  "kendimi dini hizmete adadım" şeklinde yanıtlayanların oranı % 6.5; "yoğun bir dini hayat ve bir takım özel haller yaşıyorum" diyenlerin oranı % 4.2 ve soruyu yanıtsız bırakanların oranı ise %10.1 olarak belirlendi.

İslamî radyolar neden dinleniyor?

Prof. Dr. Akgül, çalışmanın sonuç ve tartışmalar kısmında, vatandaşların İslamî radyolara gösterdiği ilgiyi de değerlendirdi. Medyanın bilgilendirici, eğitici işlevinden ziyade şiddet, beden ve hazlara vurgu yapan sahne ve diyalogların dinleyici, izleyici kitle oranını düşürdüğünü belirten Akgül, şöyle devam etti:

“Bildik medya formatından uzaklaşarak, onlar için ideal olan ahlak, adalet, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma ve ailevi değerleri önceleyen ve insan ruhuna hitap eden programları tercih eden dinleyiciler, dini medya organları tarafından farklı bir duygu ve ilgi alanına sevk edilmektedir.

Bir başka ifade biçimiyle, genel geçer medya formatında egemen olan ve evlilik öncesi ilişkiler, menfaate dayalı toplumsal ilişki sistemi, sorunlu iş, aile ve çalışma hayatı, kamuoyuna yansıyan adaletsizlik, önyargı, insan, kadın ve hayvan hakları tartışmaları, ekonomik ve sosyal hayatın ortaya çıkardığı eşitsizlik ve dengesizlikler, bitimsiz tartışma ve çatışma içeren konuların işlendiği programların yerine, ele alınan konuların ‘tatmin edici’ tanımlarının yapıldığı ve insanlar için dini-ahlaki düzlemde ve ideal normlarda çözümler sunan programlar dinleyici ve izleyici ilgisini daha çok çekmektedir.

Zaten dini yayın yapan istasyonları kamuoyunda meşrulaştıran ve haklılaştıran neden de budur denebilir.”

Çalışmanın tamamını kaynağından okumak için lütfen tıklayınız.

 


Bu haber 4521 defa okunmuştur.