"Hazretli" filmler Hristiyanlık öğeleri mi içeriyor?

Yrd. Doç. Dr. Bilal Yorulmaz ve Yönetmen İsmail Güneş, Yeşilçam’daki İslamî öğelerle (!) hazırlanmış bazı filmlerin Hristiyanlığın inanışlarını yansıttığını söyledi.

"Hazretli" filmler Hristiyanlık öğeleri mi içeriyor?

Yrd. Doç. Dr. Bilal Yorulmaz ve Yönetmen İsmail Güneş, Yeşilçam’daki İslamî öğelerle (!) hazırlanmış bazı filmlerin Hristiyanlığın inanışlarını yansıttığını söyledi.

14 Aralık 2014 - 10:07

TRT Diyanet’te yayınlanan Işık ve Sahne programına katılan Yorulmaz, Yeşilçam’daki “Hazretli filmler” furyasından örnek verdi.  1979 yılında yapılan “Hz. İbrahim” filmini hatırlatan Yorulmaz şöyle konuştu:

“Hazretli Filmler furyası, Yeşilçam’ın ticari olarak düşündüğü filmlerden.  Yeşilçam’da, müstehcen filmler çekerek, gençleri sinemaya çekiyorlar, ama aileler kaçıyor. Anadolu insanından da para kazanmak gerekiyor.  Hz. İbrahim’in hayatını çeken yönetmen, bir hafta önce müstehcen bir film çeken yönetmen. Hemen hemen oyuncuların hepsi de aynı kişiler."    

"Böyle bir şeyde ne kadar samimi bir şey ortaya çıkar. Nitekim çıkmıyor. Burada cehalet de söz konusu. Din hakkında hiçbir şey bilmeden, sadece hızlıca bir iki şey karıştırıp yapılan filmler var. Bunlar da birçok hatalar doğuruyor. Örneğin 1979 yapımı Hz. İbrahim filminin afişinde, Hz. İbrahim’e kurbanı getiren melek, kanatlı ve kadın suretinde geliyor. Çünkü yönetmen, Hz. İbrahim ile ilgili bir film çekeceği zaman Hollywood’a bakıyor. Orada nasıl bir poster hazırlamışlarsa, ona göre.  O dönemdeki posterlerin tamamı Hollywood kopyası. Yani, Hollywood’da Hz. Musa hakkında çekilmiş bir filmin posterini kopyalanmış, altına Hz. Ömer yazılmış ve basılmış.  Beslenen kaynak Hollywood olunca, bütün içerikler de, Hıristiyanlıkta geçen veya Tevrat’ta geçen şeylere göre oluyor.”      

Yönetmen İsmail Güneş de, her dinin kendi atmosferini oluşturduğunu belirterek Yeşilçam filmleriyle ilgili şunu söyledi:    “Bizim, illa ki bir caminin ortasına geçip, ellerimizi kaldırarak tövbe etmemiz gerekmiyor. Ama biz bunu filmlerde nasıl görüyoruz. İlk filmleri hatırlayın. Türkan Şoray, “kötü hayatlar” yaşar. Sonunda kendine geldiğinde, Beyazıt camiinin ortasına gider. Kimse yoktur. Başında masa örtüsüne benzer bir örtü ve gözleri yukarıda, sanki Allah sadece yukarıdaymış gibi… Baktığınızda Hıristiyanî bir şeydir bu. Baktığınızda oradaki Tanrı, korkutucu bir Tanrı, rahman ve rahim olan bir tanrı değil. Sizin aklınız başınıza gelsin diye, size sürekli felaket getiriyor.”     

Bu haber 4662 defa okunmuştur.