Sîretlerimiz Surete çevrilse...

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen, "İlahî kameralar" başlıklı yazısında, o gerçeği hatırlattı.

Sîretlerimiz Surete çevrilse...

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen, "İlahî kameralar" başlıklı yazısında, o gerçeği hatırlattı.

Sîretlerimiz Surete çevrilse...
23 Aralık 2019 - 16:25

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşliyen, "İlahî Kameralar" başlıyıyla, insanın sorumluluğunu hatırlatan bir yazı kaleme aldı. diyanethaber.com.tr'de yayınlanan yazı şöyle:

Her hâlimizle, her baktığımızla, her tuttuğumuzla, her yazıp-çizip söylediğimizle kayıt altına alındığımızın bilincinde olmak

Trafikte mobese kameraları var, ancak onların ölü noktaları var, aydınlık-karanlık gibi ortamlarda yetersiz kalanları var, mesâfe sorunları var. Köşeyi dönünce, ağacın arkasına gizlenince, kameraların açısının dışına çıkınca görmeyiveriyorlar.

Fakat Allâh’ın görevli meleklerinin mobeselerinin, kameralarının kör noktası yoktur. Her halimiz, her işimiz, her günümüz, her mekânımız denetim ve gözetim altındadır. Sadece kameralar değil, o günde hiçbir şey gizli kalmaz, insan vücudunun bütün âzâları, hayâtımızın her safhasını  bir bir ortaya sayıp döker.

Kur’an, tablolar hâlinde bizlere, dünya, kıyâmet ve âhiret hallerimizi anlatır:

“Gün gelecek, dilleri, elleri ve ayakları yapmış oldukları bütün kötülükleri tek tek bildirerek, aleyhlerinde şahitlik edecektir.” (Nur, 24/24)

“O gün mühür vuracağız ağızlarına, elleri bize söyler, ayakları şahitlik eder, kendi yaptıklarına.” (Yasin, 36/65)

Ve Rabbimiz, o günde herkesin kendine yeter bir derdi olduğunu hatırlattığı mübârek sûrede kaçamayacağımız mutlak âkıbeti haber verir:

“Kulakları sağır eden o ses geldiğinde, İşte o gün kişi kardeşinden, kaçar. Annesinden, babasından, Eşinden ve çocuklarından… O gün, herkesin kendine yetip artacak bir derdi vardır. O gün bir takım yüzler parıl parıl, güler ve sevinir. Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, Hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.” (Abese, 80/33-42)

Selfieler çekiyoruz bugün… “Özçekim” diyorlar Türkçemizde adına. Sağa dönüp çekiyoruz, sola yaslanıp çekiyoruz. Gülümser pozlar veriyoruz, havalı duruşlar sergiliyoruz cep telefonlarımızın megapikseli yüksek objektifleri karşısında. Kalıcı kılacağız, hâtıra olarak kalacak arşivlerimizde, her bakan güzel ve alımlı bulsun diye…

Sîretlerimiz surete çevrilse, içimizdeki yıkık dökük tablolar gözlerimizin önüne konsa, merhameti unutmuş, gözyaşları kurumuş, duyarlılığını yitirmiş ve ruhunu dünyevi niyetlerin işgâl ettiği vicdânlarımızın da selfiesini çekmeye cesâretimiz var mı diye sormadan edemiyoruz.

Allah (c.c.), hesapların açığa çıkarıldığı gün, bütün yapıp-ettiklerimizden ibaret olan amel defterlerimiz önümüze konup da bir bir her şey ortaya saçılınca, yüzümüzü ak edecek bir hesapla huzuruna çıkabilmeyi bizlere nasip eylesin.


Bu haber 292 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum